Hikayem

1995 yılında Bakırköy’de dünyadaki macerama start verdim. 1995 yılında ailem İstanbul’dan, Çanakkale’ye taşınma kararı almış. Doğum yerim her ne kadar İstanbul olsa da Çanakkale’de büyüdüm. Vali Fahrettin İ.Ö.O’ndan mezun olduktan sonra lise için tercihlerimi yaptım. O yıllarda deli divane bir şekilde bilgisayar hakkındaki  herhangi bir bölümde okumak istiyordum. Sınav puanıma uygun birkaç bilgisayar bölümü yazdım ve son birkaç tercihime boş kalmaması için elektronikle alakalı bölümler ekledim.

Tercihler açıklandı, istediğim bölümü 1 puan ile yakalayamadım. Onun yerine hiç istemediğim bir bölümü okumak zorunda kaldım. E.M.L’de Anadolu Teknik bölümünü kazanmıştım. Herkes meslek lisesi olduğu için üzülmemi, tam tersine sevinmemi söyledi. Okulu bitirdikten sonra elimde bir meslek olacaktı, işsiz kalmayacaktım. İş sektöründe her zaman bir kapım daha olacaktı, sevsem de sevmesem de. Bu yaklaşımlardan sonra biraz fikrim değişti, alt bölümüm Haberleşme ve Altyapı Sistemleri olacaktı. Haberleşme denince aklıma o yıllarda, yine teknolojiyi düşünerek, cep telefonları ve ağ sistemleri geliyordu. Ama öyle değilmiş…

Neyse burayı çok uzatmayacağım, mecburiyetten okulumu tamamladım ve mezun oldum. Öyle sıkılmıştım ki okuldan, mezuniyet törenine bile katılmadım. Tam tersini yaparak, kendimi sevdiğim işe verdim. Okul çıkışlarında yağmur çamur demeden, bir şeyler öğrenebilmek için staj yaptığım yere gittim. Bilgisayarlar ile uğraşmak, yeni bir şeyler öğrenmek hoşuma gidiyordu. Mezun olduktan sonra patronumun da desteğiyle stajımı tamamladığım yerde çalışmaya devam ettim. Çalışma arkadaşlarım, abilerimin de yardımlarıyla çok fazla şey öğrendim. Öğrendiklerime, araştırmalar yaparak daha fazla katkıda bulundum.

Youtube ve internet üzerinden araştırmalar yaparak web tasarıma HTML/CSS ile giriş yaptım. Web tasarım konusunda profesyonel değildim, hala da değilim. Derler ya kendi derdimizi çözecek kadar biliyoruz bir şeyler. MyBB ile tanıştım, bu tanışma beni farklı yolculuklara taşıdı. Bir tutkum, farklı bir tutkuma ön ayak oldu. Harry Potter hayranlığım, şuanda olduğum yere gelmeme ön ayak olmuştu.

2013 yılının Ağustos aylarında Harry Potter üzerine yazılmış fan hikayelerini okurken, RPG dünyası ile tanıştım. Esasında her şey bu tanışma ile başladı. Bir forum sitesine üye oldum, fan hikayeleri için. İlk başta sandım ki birkaç kişi ekip halinde hikayeler yazıyor ve paylaşıyor. Meğer tam tersi, herkes kendi hikayesinin peşindeymiş. İlgimi çekti, ilk karakterimi yarattım. RPG üzerine ilk dostluklarımı kurdum.

Gerçek hayatta yüzünü bile görmediğiniz ama çevrenizdeki arkadaşlarınızdan bile daha güvenilir dostlarınız oldu mu? Benim oldu, hala devam eden dostluklarım da var. Biz ufak bir grup, RPG ile hayatımıza devam ettik. Belki yüzlerce site gezdik, hepsinde farklı şeyler öğrendik ve keşfettik. Bir gece Skype’ta konuşurken, içimizden birisi “biz neden bir site açmıyoruz?” dedi. Bu da ilk tutkumu cezbetti ve farklı bir macera başladı.

Free domain ve hosting ile ilk sitemizi kurdum. MyBB tabanlı sitemizde, RPG aleminde site sahipleri olarak ilk adımımızı attık. Biz çok samimi bir gruptuk ama aynı zaman da bir arada barınmayı pek beceremeyen, farklı insanlardık. Öyle bir bağlanmıştık ki bu RPG ve Harry Potter alemine, çokça kez saçma sapan nedenlerden dolayı kavgalar ederek siteyi-siteleri  yürütemez hale gelmiştik.

Bir süre ara verdik, başka sitelerde takıldık. Sürekli hayali karakterler için tartışmaktan bıkmıştım. O ara MyBB forumlarından öğrendiğim webmaster forumlarına kaydım. Makale yazarlığı diye bir şey keşfettim, araştırdım. Forumda bu alanda ilk konumu açarak 3-5  kişiye ücretsiz içerikler yazdım. Beğenildi, içerik üretmeyi sevdim. Başladık içerik yazarlığına.

Yazdıkça yeni şeyler öğrendim, keşfettim. Yazılarım beğenildi, sipariş vermek isteyen müşterilerim arttı. Ama sıkılmıştım, içerik yazmak ile bir rol oyunu yazmak arasında çok fark vardı. Birinde küt bir kalıp diyebileceğimiz kurallar vardı, diğerinde ise sadece hayal gücü vardı, kurallar yoktu. Mola verdim içerik işlerine, o ara farklı bir iş teklifi ile sektörümü değiştirdim. Daha yoğun tempolu bir işe girişince, içerik işine verdiğim molam epey uzadı.

-Beklemediğimden uzun bir yazı oldu.- Daha fazla uzatmadan sadede gelelim, şartlar değişti. Kendi iş yerimi kurdum, kısıtlı zamanım biraz daha arttı. İçerik işlerine geri döndüm. Yeni müşteriler edindim, talepler arttı. Yetişemeyince, ekip kurmaya karar verdim. Ekibi büyüttüm, yetişemedik, insanlarla uğraşmaktan çokça sıkılınca ekipte küçülmeye gittim. Hatrı bende çok olan müşterilerimle, bir-iki kişilik ekibimle çalışmaya devam ediyoruz.

Ben, hala yazıyorum. Sadece küçük balıklardan sıkıldım, büyüklere odaklandım. Büyük balık peşindeyim…